c

çocukluğumun geçtiği ev, oyun oynama alanımın sınırının hemen dışındaki arka sokak, eski bakkalımız, cumartesi pazarı, demirdöküm logosu… rüyalarıma dekor olan, özlenecek kadar uzak bütün bu mekanların, eşyaların şimdi hiç bir izi yok. rüyalarda, yalnızca rüyalardalar.

oysa hiç bitmez sanmanın rahatlığıyla ip atlıyordum, yakar toplarla yanıyordum. hep ilk ben, maden… mahalleye birileri taşınmaya başlayınca, birileri gidince, bakkalımız kapanınca, sokağımızda pazar kurulmaz olunca, oyun arkadaşlarımın dedeleri ölünce, güller açmamaya başlayınca, arka bahçe otlar adam boyuna varınca, atlanacak ip kalmadığında anlamam lazımdı. herşey değişiyordu ve bunu algılayabilmek için en az bir kaç on yıl yaşamak gerekliydi. düşüncelerim o kadar yavaş gelişiyor ki değişimlerin hızına ayak uyduramıyorum. aklım tren, yıllar ağaç.

kadın, kendi çocukluğuna sarılmayı hiç bırakmadı çünkü hatalarının affını sadece o çocuk yapardı, biliyordu. kendi masumiyetine geri dönerek aklanabilirdi ancak. onu leke içinde bırakan ne varsa, hiçbiryeregitmeyençocukluk yüzündendi. gökyüzü.

kadını anlamak zorunda olan kendi
çocukluğu…

affedip serbest bırakmak zorunda olan kendi çocukluğu…

hepimiz yıllar öncemize muhtacız. yılların götürdüklerinin nereye gittiğini de bize o anlatacak. sarılın, öpüşün, kendi kendine küslük olmaz. kendine kırılmaz insan.

kkc nin büyük k’sı yazdı bugün, c peşinde bir gecenin sabahında, gündüz niyetine…

Etiketler: rüya

bun

aldım, alım.

Belgesel

Yaşamın kendi halinde kalamadığı, yaşamın sunulduğu bir dünyada bu.

bire indirgenen üçlük ve topuk dikeni moral turu

bire indirgenen üçlük ve topuk dikeni moral turu

istanbul’da bir dağ bul da çık, serinle. ahenkle dans ediyor saçlarım şu an.

keşmekeşi seviyorum çünkü onu keşmekeş yapanlardan biriyim. parçası olduğumu reddetmiyorum, şimdilik.

Uyku saatinde uyunur, yoksa ıyku saatinde uyuyamazsın ve bu silsile halinde devam ederek hayatının içine eder diye düşündüğümden yataktan kahve içmeliyim diye kalkacak kadar obsesif olmuşum haberim yok. kalk özge, kalk yerine yat.

kamu’da kamû

"yok ya camus öyle bir adam değildir!"
okuduğum kitabı, inatla anlatma isteği duydum ama yanlış yerdeyim. karşılaştığım sorulara yukarıdaki cevabı verirken birden ayıldım.
ver em ay?
toparlanma sonrası son kafa karışıklığım da bu olsun.

doğru kaynaklardan finanse edilen bir beyin takımıyla süper güç olmak mümkün.

bağzı anılar…

bağzı anılar…

malibu rte’ye dava açsın.

uç uç

tam yüz metre kanat takmış annem bana, haberim yokmuş. yetmiş canına kanatlarımı sakladığım.
uçalım o halde.

bazen unutulmadığını bilirsin, için cız eder kaybettiklerine ve yine de yaşarsın. ama asla eskisi gibi değil.

her anlamıyla doluyum.

bağzı tekrarlar iyidir

bağzı tekrarlar iyidir